17 Nisan 2008 Perşembe

Kohlrabi

Alabaş'ı Tanıyalım:)











Sözlüklerde turpgillerden yerlahanası, şalgama benzeyen köklü lahana olarak da tabir edilen, yumrusu yenen bir sebze türüdür. Tohum ekiminden sonra diğer lahanagiller farklı olarak kotiledon yapraklarının üzerinde, gövde dokularının kalınlaşmasıyla yumru kısmı oluşur.

Brassica cinsine giren diğer yumrusu yenen türlerde yumru toprak altında oluştuğu halde, alabaşta toprak üstündedir. Yapraklar yumrunun üst kısmında meydana gelir. Yaprakların sapları diğer lahana grubu sebzelerden daha uzun ve yaprak ayası daha küçüktür.

Alabaşlar yumru rengi yönünden açık yeşil ve maviye çalan eflatun renkli olanlar olmak üzere 2 gruba ayrılır. Yumru çapı ise 4-10 cm 300 g, geçci çeşitlerde ise bazen 1 kg’dan fazladır.


Alabaş Bitkisinin Vücudumuza Katkısı:


Vitamin ve minerali bol, kalorisi ise az olduğu için dengeli beslenmede ideal bir gıda olarak kabul edilen alabaş, içerdiği vitamin ve minerallerle astım, kanser, katarakt, yüksek tansiyon, böbrek taşı, gözde leke, sinir sistemi hastalıkları ve felce iyi gelmektedir.

Bol lifli bir yapıya sahip olan alabaş; A, B1, B2, B3, B6 ve C vitaminleri yönünden oldukça zengindir. Ayrıca bol miktarda selenyum, demir, fosfor, kalsiyum, sodyum ve potasyum içermektedir.

Aynı familyadaki diğer sebzeler gibi, bedenin bazı kanser hastalıklarına yakalanma riskini en aza indirir: Bu kanser türleri arasında akciğer ve kalınbağırsak kanserleri sayılabilir.* İçeriğindeki antioksidan maddelerle kalp hastalığına yakalanma, felç geçirme ve katarakt illetine tutulma risklerini de önemli ölçülerde azaltır.

İçerdiği yüksek oranda demir ve folik asidiyle, kansızlığı ve ayrıca hamile kadınların spina bifida (omurganın bir yanının açık olması) hastalığı taşıyan çocuk doğurma rizikosunu en aza indirir.

Bol miktarda potasyum ihtiva ettiği için, yüksek tansiyonu düşürür.

Ayrıca, böbrek ve safra kesesinden taş düşürmede, ses kısıklığında, bademcik enfeksiyonunda, romatizma rahatsızlıklarının hafifletilmesinde ve emzikli kadınlarda süt gelişini artırmada yararlıdır. Ayrıca sıkılarak elde edilmiş alabaş suyu, öksürüğe ve bronşite iyi gelir.

Orta ve Kuzey Avrupa ile Amerika’da yaygın olarak yetiştirilen alabaş, Türkiye’de, özellikle başta Karadeniz ve Marmara bölgelerinde de başarılı bir şekilde yetiştirilmektedir.

Dengeli beslenme için ideal olması sebebiyle İngiltere, Almanya, Belçika ve Hollanda’da bolca tüketilen alabaşın yaprakları salata şeklinde, yumrusu ise çiğ veya pişirilerek, ya da konservesi yapılarak yeniyor. Şekli ve tadı ise biraz şalgama, biraz da turba benziyor.

Burda yine herzamanki uyarımı yenilemek istiyorum.
Turpgiller familyasındaki diğer sebzeler gibi, alabaş da bedenin iyot emilimini azaltabiliyor. Haftada 3-4 kezden daha sık yiyen kişilerin, iyotça zengin besinler ve iyotlu tuz almalarında yarar vardır. Özellikle içme suyunun az iyot içerdiği yörelerde bu durum dikkate alınmalıdır.
Bejo Zaden b.v. firmasına ait bu gruptaki tohumlar;
Korist F1 (beyaz)
Kolibri F1 (mor)
Kossak F1 (beyaz)

Alabaş Bitkisi Yetiştiriciliği

Kohlrabi

Barssica oleracea L. convar. acephala (DC.) Alef. var. gongylodes


Alabaşlar tohumla üretilir. Tohumları doğrudan ekilebildiği halde yastıklara ekilmesi tercih edilmektedir. Tohum ekimi sonbahar sonunda yapıldığından dikim, ekimden 6-8 hafta sonra, yani Ocak ayının başından itibaren yapılabilir. Çiçeklenmeye duyarlı çeşitlerde, çiçeklenmeyi önlemek için erken dikim yapılamıyorsa, çiçeklenmeye hassas olmayan ve geççi bir çeşit kullanılmalıdır. Isıtılmayan serler veya soğuk yastıklara tohum ekimi Ocak-Şubat ayında ve fidelerin dikimi ise Mart-Nisan’da yapılır.

Dış şartlarda dikim hava sıcaklığı 10C’nin altına düşmediği anda ve ancak Mayıs ayında olmaktadır.

Alabaş yetiştiriliciliğinde ser yetiştiriliciliğini açıkta yetiştiricilik izleyebilir. Isıtılan serlerde veya sıcak yastıklarda genç fideler hızla gelişir. Kış aylarında ışık azlığından fideler cılız kalır, bitkiler 3-5 cm uzunluğunda geldiklerinde seyreltilir, yada saksılanır. İyi yumrulular elde edilebilmek için, yaşlı ve kalın gövdeli fideleri dikimde kullanılmamalıdır.

Yetiştiricilik serada yapılıyorsa erkenci çeşitlerde fideler 20x20 cm veya 15x15 cm aralık ve mesafede dikilebilir. Açıkta yetiştiricilik halinde aralıklar artırılmalıdır. Ancak 25x25 cm’den fazla da olmamalıdır. Dikim sıklığı, yumru ağırlığını azaltır. Ancak birim alandan elde edilen verimi artırır. Ayrıca erkencilik de sağlar. Geççi çeşitler 40x40 cm veya 50x50 cm aralıklarla dikilir.
Dikimden sonra gerekli sulama, çapalama, ot alma ve mücadele işlemleri diğer lahanagillerdeki gibidir.


Toprak isteği:

Alabaş her toprakta yetişmekle birlikte iyi bir gelişme ve özellikle erkencilik için toprağın iyi işlenmiş ve besin maddelerince zengin olmasını ister. Bu amaçla. humusca zengin kumlu topraklarda dekara 20 kg N’lu gübreleme yararlı olmaktadır. N fazlalığında vegetatif gelişme hızlanır, hasat gecikir ve yumrularda yarılmalar görülür.
Alabaş yetiştiriliciliğinde fosfor ve potasyumlu gübrelerden 10-15 kg/dek P2O5 ile 20-25 kg/dek K2O ile gübreleme yapmak yararlı olmaktadır. Bazı durumlarda da klorun zararlı etkisi görüldüğünden, özellikle serlerde yapılan yetiştiriliciliklerde K’la gübrelemede potasyum sülfatın kullanılması gerekir.



iklim isteği:

Alabaş yetiştiriciliğinde en önemli problemlerden biri erken çiçeklenmedir. Erken çiçeklenmede çeşidin hassaslığının yanında en önemli faktör sıcaklıktır. Çimlenmeden sonra 10 C’nin altındaki sıcaklıklarda 1 hafta süreyle kalan bitkilerde çiçeklenme görülmektedir. Alabaş çeşitlerinin gelişmeleri için gerekli minimum sıcaklık istekleri henüz kesin olarak bilinmemekle birlikte, çok hassas çeşitlerin 12-14 C’deki sıcaklıklarda generatif faza geçtikleri görülmektedir. Bu çeşitler için en az 15 C sıcaklık gereklidir.
Dayanıklı çeşitler düşük sıcaklıklarda kolay çiçek açmazlar. Bu çeşitler için en az 15 C sıcaklık gereklidir. Bu konuda yapılan bir çalışmada Roggli Alabaş çeşidi bitkileri, 10 C’nin altındaki sıcaklıklarda 15 gün, 5 C’nin altındaki sıcaklıklarda ise 30 gün tutulduğu halde çiçek meydana getirmemiştir.Çiçeklenme tehlikesi nedeniyle, hassas çeşitlerin yetiştiriliciliğinde yüksek sıcaklıklar arzu edilir.
Erkenci çeşitler için sıcaklığın optimum 22 C civarında olması gereklidir. Alabaş yetiştiriliciliğinde gün uzunluğu çiçeklenme üzerinde etkilidir. Uzun günler çiçeklenmeyi hızlandırmaktadır ki, bu da yetiştirilicilik açısından önemlidir. Alabaşlar yüksek nemden hoşlanır. Kurak havalarda çiçeklenmeyi hızlandırır. Ayrıca yumruların ayrılmasına neden olur.


Hasadı:

Yumrular insan beslenmesinde kullanılıcaksa fazla olgunlaşmadan hasat edilmelidir. Hasatın gecikmesi halinde yumrular lifli bir yapıya sahip olular. Ayrıca tüketiciler çoğunlukla fazla iri olmayan 4-8 cm çapındaki yumruları tercih ederler.
Toplanan yumruların üzerindeki yapraklar kesilebildiği gibi, yapraklar koparılmadan birkaç yumru bir arada bağlanarak pazarlanır.
Alabaşların dönüme verimi 2-5 ton arasındadır. Alabaş yetiştiriliciliği ülkemizde pek yapılamadığından, gerek ambalajı, gerekse standardizasyonu bugün için söz konusu değildir.
Erkenci alabaş çeşitlerinin yumruları düşük sıcaklıklarda 2-5 hafta, buna karşılık sonbaharda hasat edilen geççi çeşitlerin yumruları, sandıklar veya kasalar içinde birkaç ay muhafaza edilebilir.

16 Nisan 2008 Çarşamba

Cauliflower Romanesco

Brassica oleracea L. convar. botrytis (L.) Alef. botrytis L.






Lahanagillerden (brassicaceae) bir bitki ve bu bitkinin meyvesine verilen addır. Halk arasında daha çok "minare" olarak bilinir. Brokoli ve yabani karnabahar'ın melezi olup, piramit karnabaharı olarak da bilinir. Çağla yeşili rengindedir. Kendini tekrarlayan (fraktal) fibonacci spirali şeklinde yapılardan oluşan bir kuleyi andirir. Bunların dışında tadı normal karnabahar tadıyla aynıdır ve daha çok salatalarda kullanılır.






Bejo zaden b.v. firmasına ait bu gruptaki tohumlar;


White Gold F1

Veronica F1

Shannon

Karnabahar Dünyası

Cauliflowers








25 Mart 2008 Salı

Karnabahar Bitkisi Yetiştiriciliği

Cauliflower
Brassica oleracea L. convar. botrytis (L.) Alef. var.botrytis L.



Lezzetli yemek ve salatalarıyla sonbahar, kış ve ilkbahar sofralarımızı zenginleştiren Karnabahar, Turpgiller'dendir. Anayurdu Akdeniz havzasının doğu kesimidir. Ülkemizde de bol bol yetiştirilen karnabahar bitkisinin koyu yeşil renkli, beyaz damarlı iri yaprakları lahananınkine çok benzer.Karnabaharın yenilen kısmı; başını oluşturan çiçeklik ve çiçekleridir. En makbul karnabaharlar başı sıkı olanlardır. Güzlük karnabaharın başı orta irilikte, sıkı ve beyaz çiçekli; kışlık karnabaharın başı iri, sıkı ve beyaz çiçekli ve mart karnabaharının başı ise küçük, sıkı ve beyaz çiçekli olur.

Ancak, son zamanlarda pembe, mor, sarı ve yeşil çiçekli karnabahar çeşitleri de yetiştirilmektedir.

Karnabahar; çorbası, kızartması, sade ve zeytinyağlı musakkası ile salataları yapılarak tüketilir.


BESİN DEĞERLERİ:

100 gr. karnabaharın içerdiği besin değerleri şöyle sıralanabilir;

27 kalori,

2,7 gr. protein,

5,2 gr. karbonhidrat,

0 kolesterol,

0,2 gr. yağ,

l gr. lif,

56 mgr. fosfor,

21 mgr. kalsiyum,

0.7 mgr. demir,

295 mgr. potasyum,

60 IU A vitamini,

0,09 mgr. B1 vitamini,

0,08 mgr. B2 vitamini,

0,6 mgr. B3 vitamini ve 55 mgr. C vitamini.


SAĞLIĞIMIZA YARARLARI: Başta potasyum minerali olmak üzere, beden için yararlı önemli besin maddelerini bolca içermesinin yanı sıra,

Tüm Turpgiller'deki sebzeler gibi bedenin kansere yakalanma rizikosunu aza indirger: Özellikle kalınbağırsak ve mide kanserlerine karşı etkilidir.

Antioksidan madde yönünden de zengin olduğu için kalp hastalıklarına yakalanma ve kalp krizi geçirme riskini azaltır

Katarakt hastalığına tutulma riskini de azaltır.

Karnabaharda demir minerali oranı yüksek olduğu için kansızlığı önler.

Potasyum minerali yönünden zengin olduğu için de yüksek tansiyonu düşürür, tansiyonu belli düzeyde tutar.


Dikkat: Bu etkilerinden yararlanmak için karnabahar haftada 2-3 kez yenilir. Ancak, tüm Turpgiller'deki sebzelerde olduğu gibi karnabahar da bedenin iyot emilimini azaltır, özellikle içme suyunda iyodun az olduğu yörelerde sıkça karnabahar yiyenler iyotlu besinler ya da iyotlu tuz almaya özen göstermelidir.


BİTKİSİNİN ÜRETİLMESİ: Bitkinin üretimi iki aşamalı olarak yapılır;

Birinci aşamada, tohumlar, yanmış çiftlik gübresi karıştırılmış sıcak tavalara sonbahar mevsiminde soğuk havada serpme ya da ikişer cm. aralıkla sıralı olarak yüzeysel biçimde ekilir. Tohumların üzeri 1-2 cm. kalınlıkta yine gübreli toprakla örtülüp süzgeçle sulanır.Tohumlar, ortalama 10-24 sıcaklıklarda çok sayıda ve çabuk çimlenir. Fideler 5-6 yapraklı hale gelince asıl yerlerine şaşırtılmaya hazır olur.

ikinci aşamada fidelerin çevresi dikkatle sulanır. Kökleri zedelenmeden yerlerinden sökülür. Bahçe ya da tarlamızın güneş gören, kış donlarını uzun süre yaşamayan bölümünde önceden işlenerek hazırlanmış yerlerine, 50-60 cm. aralıkla dikilir.


BİTKİSİNİN YETİŞTİRİLMESİ


İklim isteği: Karnabahar, ılık iklimli yörelerin bitkisidir. Çok sıcak havaları sevmez. Sıcak ve kurak hava koşullarında sıkı baş bağlamaz. Bitki ilkbaharda çiçek açtığında, don olayından büyük zarar görür. Aynı dönemde havalar yağışlı ve sisli geçerse tohum da bağlamaz.


Toprak isteği: Karnabahar bitkisi toprak bakımından seçici değildir. Her türlü toprakta yetiştirilebilir. Ama, su tutma yeteneği yüksek olan derin, kumlu-tınlı ve killi-tınlı toprakları tercih eder. Karnabahar üretiminde en yüksek verim, pH'ı 5,5-6,6 olan topraklarda alınır. Fidelerin dikiminden birkaç ay önce toprağı bir-iki kez kazılır. Kesekleri kırılıp yabancı maddeleri temizlenir.


Sulama ve toprak işleme: Karnabahar bitkisi kesinlikle susuz bırakılmamalıdır. Özellikle fidelerin dikiminden sonra 2 ya da 3 günde bir sulanır. Üçüncü sulamadan sonra toprağı tava geldiğinde çapalanır. Daha sonra, birkaç sulamayı takiben bir çapalama daha yapılır ve gerektikçe bitkinin toprağındaki yabani otlar derin kazılmadan çapayla temizlenir.


Gübreleme: Karnabahar bitkisinin iyi gelişmesi için toprağının yeterince gübrelenmesi gerekir. Toprağının yeterli organik madde içermesini sağlamak üzere fidelerin dikiminden önce aynı toprakta bakla ve yonca gibi bitkiler yetiştirilip sonra bunlar toprağa gömülerek yeşil gübreleme yapılır. Fidelerin dikiminden önce, toprağa yanmış çiftlik gübresi verilir. Daha sonra bitkinin sulanması sırasında arada bir azotlu, fosfatlı ve potaslı kompoze fenni gübreler de verilir.


Hasat (Derim): Karnabahar bitkisi, tohumun erkenci veya geçci oluşuna göre yeterli süre geçtikten sonra yeterli büyüklük ve olgunluğa erişince geciktirilmeden hasat edilir. Bunun için bitkinin başında çiçek açma belirtilerinin görünmesi beklenmemelidir. Hasat, sabah bitkinin üzerinde çiy varken yapılır. Ama, hava dona çekmişse öğleye kadar beklenir.


Hastalık ve zararlılarıyla mücadele: Karnabahar bitkisine bulaşan zararlı ve hastalıklarla, uzmanlara danışılarak ve uygun tarım ilacı kullanılarak düzenli, eksik ve aksatılmadan mücadele sürdürülür.

24 Mart 2008 Pazartesi

Brüksel Lahanası Yetiştiriciliği

Brussels Sprouts
Brassica oleracea L. convar. oleracea var. gemmifera DC.




Brüksel lahanası diğer lahana gruplarında olduğu gibi tek yıllık bir bitkidir. Serin iklim sebzesi olup lahana, karnabahar, brokkoli, alabaş ve şalgam ile aynı familyada yer alır. Brüksel Lahanasının tek gövde boyunca (60-90 cm.) yaprak koltuklarından gelişen, çok sayıda küçük minyatür lahanaları, yenilen kısmını oluşturur. 30-50 adet yenilebilir minyatür taç oluşumu gerçekleşebilir.

Brüksel lahanası denilen başçıklar iki boyutta görünür. Minik olanları, koyu renkli ve hoş kokuludur. Başçık irileştikçe rengi açılır ve kokusu keskinleşir.

Brüksel lahanası, çorbası yapılarak, 2-3 dakika haşlanıp et yemeklerinin yanına garnitür olarak konularak yenilir. Minik olanları dondurulup sonra tüketilmeye daha uygundur.

İKLİM İSTEKLERİ: Yetişme dönemi uzun optimum sıcaklığın 15-18 derece olan yerler yetiştiriciliğe uygundur. Düşük sıcaklığa oldukça dayanıklıdır. Özellikle geççi çeşitler –10 dereceye kadar dayanabilirler. Yine de şiddetli rüzgârlardan korunmalı yerlere dikilmelidir. Uzun süre güneş gören rüzgârsız yerler, bitkinin yetiştirilmesi için uygun olur.

TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELEME: Brüksel lahanası orta derecede ağır, yüksek organik madde içeren ve bünyesinde orta seviyede azot bulunduran toprakları sever. Dekara ortalama 20-8-18 kompoze gübre veya iyi yanmış çiftlik gübresi gereklidir. Erkenci çeşitlerde hafif, geççilerde ağır topraklar tercih edilir. Brüksel lahanası bitkisinin çevresinde yetişen yabani otların yok edilmesi için çapalama yapılır ama kesinlikle bitkinin köküne yakın yerler derin kazılmaz. Kışa doğru bitkinin çevresinde kazılan toprakla boğaz doldurma işlemi yapılarak bitki kış koruması altına alınır.

YETİŞTİRİCİLİĞİ:
1- Dipkazan çekilir.
2- 2-3 ton/da ahır gübresi verilir. Sonbaharda derin sürüm yapılır.
3- İlkbaharda II. Sürüm yapılır.

TOHUM EKİMİ: Tohum Nisan-Haziran 15’e kadar olan dönemde yastık veya viyollere ekilir. Fideler 4-6 hafta sonra dikim büyüklüğüne gelir. Dikim Aralık ve Mesafesi: 70-90x45-60 cm’dir. Brüksel Lahanasında tohum ekimden ilk hasada kadar 80-140 günlük süre gereklidir. Brüksel lahanasının istekleri: Lahana ile benzerlik gösterir. Brüksel lahanası suyu çok sevdiğinden haftalık aralarla sulama yapılmalıdır. Sulama yönteminde damla sulama sistemi ve karık usulü sulama yapılmalıdır.

HASAT: Yaprak koltuklarında alınan 2,5-5 cm çapındaki başların parlak bir görünüm aldığında ve çeşit özelliğindeki büyüklüğe ulaştığında yapılır. Brüksel lahanası, dikiminden 28-36 hafta sonra hasat edilmeye başlanır. Bunun için bitkinin toprağa yakın yerinden başlanarak ceviz büyüklüğüne varmış sıkı sarımlı başçıkları keskin bir bıçakla kesilerek alınır. Bu arada bitkinin sararmış yaprakları da kesilip çıkarılmalı, her seferinde bitkiden birkaç başçıktan fazla almamaya özen gösterilmelidir. Bitkinin tüm başçıkları hasat edilip bitirilince, gövde kesilir.

UÇ ALMA: Brüksel lahanasında alttaki başlar üstekilerden daha hızlı geliştiği için hasatta en üsteki başlarında hasat olgunluğuna gelmesi için sonbaharda büyüme noktası kırılarak uç alma işlemi yapılır. En iyi başlar gündüz güneşli geceleri don olayının hafif görüldüğü dönemlerde elde edilir.

VERİM: 1-3 ton/da’dır.

BESİN DEĞERİ: 100 gr. çiğ (pişirilmemiş) Brüksel lahanasının içerdiği besin değerleri şunlardır: 42 kalori; 4,2 gr. protein; 6,4 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 4 gr. lif; 72 mgr. fosfor; 32 mgr. kalsiyum; 450 mgr. potasyum: 1,1 mgr. demir: 115 mgr. C vitamini: l mgr. E vitamini ve önemli değerlerde A vitamini kaynağı betakaroten ile folik asit.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI:
Brüksel lahanası, düşük kalori değerine karşılık potasyum ve demir gibi mineraller ile A, C ve E vitaminlerini yüksek oranlarda içeren çok yararlı bir besindir.
Bunların yanı sıra; o Turpgiller'deki tüm sebzeler gibi, özellikle akciğer, mide ve kalınbağırsak (kolon) kanserlerine yakalanma rizikosunu en aza indirger.
C, E ile A vitamini (betakaroten) gibi antioksidan maddeleri yüksek oranda içerdiğinden kalp hastalıklarına yakalanma, kalp krizi geçirme ve katarak illetine tutulma rizikosunu da düşürür.
Yüksek oranlarda demir minerali ile folik asit içerdiğinden kansızlığı ve doğum yapacak kadınların spina bifida (omurganın bir yanının açık olması) hastalığına yakalanmış çocuk doğurma rizikosunu en aza indirir.
Yüksek oranda potasyum minerali içermesi nedeniyle yüksek tansiyonu düşürür ve tansiyonu belli düzeyde tutar. Bu önemli tıbbi etkilerinden yararlanılmak üzere Brüksel lahanasının sıkça yenilmesi öğütlenmektedir.

Dikkat: Turpgiller familyasındaki tüm sebzeler gibi Brüksel lahanası da bedenin iyot emilimini azaltır. Bu nedenle haftada 3-4 kezden daha sık Brüksel lahanası yiyen kişiler, bunun yanı sıra zengin iyotlu besinler ya da iyotlu tuz aldıklarına emin olmalıdır. Özellikle içme suyunun az iyot içerdiği yörelerde durum böyledir.

Kaliteli Bejo Tohumlarına Giden Yol..

Bejo Zaden b.v. firmasının Türkiye distrübitörü olan METGEN Tohumculuk, özellikle kışlık sebze çeşitlerindeki kalitede öncü bir isim..

Peki bu kaliteli çeşitler neler?


- Domates Tohumları
- Patlıcan Tohumları
- Beyaz Lahana Tohumları
- Kırmızı Lahana Tohumları
- Havuç Tohumları
- Ispanak Tohumları
- Karnabahar Tohumları
- Soğan Tohumları
- Pırasa Tohumları
- Turşuluk Hıyar Tohumları
- Kırmızı Pancar Tohumları
- Brokoli Tohumları
- Brüksel Lahanası Tohumları
- Çin Lahanası Tohumları
- Maydonoz Tohumları
- Turp Tohumları
- Bamya Tohumları
- Alabaş Tohumları
- Endivyen Tohumları
- Kök Kereviz Tohumları
- Sap Kereviz Tohumları
- Rezene Tohumları
- Hindiba Tohumları
- Akdeniz Salata (Cornsalad) Tohumları
- Witloof Chicory Tohumları
- Kişniş Tohumları
- Pancar Yaprağı Tohumları
- Ispanak Yaprağı Tohumları (Swiss Chard) Tohumları

Bunlar ve daha birçok çeşit hakkında sizlere bilgi aktarmaya devam edeceğim.
Sorularınız ve önerileriniz için bana yazabilirsiniz.